banner1020

ERTELENMİŞ BİR YAZI: KİTAP FUARLARI MESELESİ

Pek çok yazar bugünlerde korona günlükleri yazıyor. Herkes evinde olunca yazacak çok şey nasıl çıkıyor, bilmiyorum. Şair ve yazarlar birçok konuda yazarak okuyucuyla buluşmayı sürdürüyor. Ben de bu hafta, daha önce başladığım ancak korona salgınından dolayı ertelediğim kitap fuarları yazısını tamamlamaya niyetlendim. Salgın nedeniyle şubat ayından beri yapılamayan kitap fuarlarının da tez zamanda okuyucu ile buluşmasını diliyorum.

Kitap Fuarlarını bir sinemaya gidiyormuş gibi olmaktan çıkartmak lazım. İlk kez ilçe dışına ya da il dışına çıkar gibi heyecan duymak zannımca yanlıştır. Gezmek yeni yerleri görmek elbette iyidir. Ancak kitap fuarlarını yeni kitapla karşılaşmak için düzenlemek ve planlamak lazım. Kitapla buluşmaya giden bir okur, şehri gezdikten sonra kitaplara ulaşmayı düşünmemeli, önceliği kitap olmalıdır. Kitaplardan arta kalan zamanı kalırsa o şehri mutlaka görmek suretiyle değerlendirmelidir.


Kitap fuarlarına her yıl yüzbinlerce öğrenci katılıyor. Kitaplarla muhabbeti geliştirmek isteyen öğrenci başımızın tacıdır. Burada bir itirazım da şudur: kitap fuarlarını lgs-ayt -tyt kampı olmaktan çıkartmak lazım. Edebiyatçıların stantları sinek avlarken, bilmem ne yayınlarının üniversite hazırlık kitapları yok satıyor. Gerçek edebiyatçıların derdi gerçek bir okurla karşılaşmak iken, malum yayınlar güya indirimli bir sürü kitap satıyor. Birçok şair-yazar kendi kitaplarını öğrencilere ücretsiz imzalarken “nitelikli liselere” gidebilmek için satın alınan kitapların fiyatları gerçekten abartılı. Okumanın önemi için bu kadar kampanyalar yapılıyorken lise-üniversite hazırlık kitapları satan bu stantlar hâlâ kalabalıksa suç şairlerin, yazarların, nitelikli eser basan yayıncıların değil galiba!

Bu mesele belki şöyle çözülebilir: imtihanlara hazırlık kitapları satan yayınevleri için eylül ya da ekim ayında sadece bu kitapların olduğu bir fuar düzenlenebilir. Öğrenci daha ucuza olduğuna inandığı kitapları sene başında alır ve yaklaşık altı yedi ay boyunca dersini çalışır, eğer isterse.

Çocuklarımızı zararlı ve faydasız etkinliklerden kurtarabilmenin bir yolu kitap fuarları olmasına rağmen sanki bir park ya da sinemaya koşar gibi oradan oraya koşuşturan ilkokul, ortaokul çocuklarına bir şairle yazarla sohbet etmenin onlara iyi geleceğini anlatmadan yola çıkmamak gerekiyor galiba. Gözlerim kaç şahit olmuştur unuttum ama durup düşünmek belki de utanmamızı gerektirecek bir durum var orada: Yılların yazarlarının standında kimsecikler yokken, yutıbır fenomeni, instagram kahramanı yazar-çizer (!) takımının stantları mahşeri kalabalık. Yazık, koskoca yazık, sadece yazık!

Özellikle ortaokul ve lise öğrencilerimize yıllardır ağaç yaşken eğilir atasözünü söyleyip duruyoruz. Ama pek etkili olamıyoruz. Belki de artık söylemden kendimizi kurtarıp üzerimize uygulama elbisemizi giymemiz gerekiyor. Teknoloji bağımlısı bir babanın, kitap okumayan bir annenin çocuklarına “elindeki cep telefonunu artık bırak da kitap oku biraz” dayatması sadece komik duruyor.


Kitapla buluşmaya giden öğrenci elinde cep telefonu ile geliyor kitap fuarına. Güvenlik amaçlı olmak şartıyla, öğrencilerin o güne mahsus cep telefonu ile kitap fuarlarına gitmesini tembih etmek anlaşılır bir durumdur. Ne yazık ki artık evlerde tuşlu telefon kalmadı. Kalsa da hangi çocuğa bu telefonu kabul ettirebilirsiniz ki?


Gözlerimizle gördük. Bu da ayrı bir hüzün. Çocuklar ellerinde akıllı telefonlarda oyunlar oynayarak zamanını geçirdi güya kitapların arasında gezerken. Telefonun zararlarını anlatan kitaplara kavuşmak üzere yola çıkan çocuklarımız zaman geçsin diye ellerinden telefonu bırakmadı yolculuk boyunca. Çoğu çocuk, fotoğraflar çekti, sosyal medyada konum bildirdi. Sonra da “ah bu çocuk zeki ama okumuyor” yakınmaları.

Anneler babalar, çocuklarınız sizindir, GSM operatörlerinin değil. Çocuklarınızı lütfen kapsama alanınıza alınız.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Haşim Geyik
Haşim Geyik - 1 hafta Önce

İşin zahmeti sizde, Rantı yayıncılar da ise neşter vurmak gerekir devası için... Diye düşündüm

Sümeyye DİKİCİ
Sümeyye DİKİCİ - 1 hafta Önce

Kaleminize sağlık üstadım .
Sosyal medyada kitap aksesuarlı !? fotoğraflara ne demeli ...