banner1020
banner978

(özel Haber) Zonguldak Müftüsü Korkmaz:

Zonguldak Müftüsü Nuh Korkmaz, huzur ve mutluluk için herkesin Kur’an-ı Kerim okuması gerektiğini söyledi.Zonguldak Müftüsü Nuh Korkmaz, Kur’an-ı Kerim’in insan hayatıyla iç içe olması gerektiğini vurguladı. Herkesin evinde bulunan...

(özel Haber) Zonguldak Müftüsü Korkmaz:
Zonguldak Müftüsü Nuh Korkmaz, huzur ve mutluluk için herkesin Kur’an-ı Kerim okuması gerektiğini söyledi.

Zonguldak Müftüsü Nuh Korkmaz, Kur’an-ı Kerim’in insan hayatıyla iç içe olması gerektiğini vurguladı. Herkesin evinde bulunan fakat duvarlarda asılı kalan Kur’an-ı Kerimi herkesin okuması gerektiğini anlatan Korkmaz, Hz. Muhammed’in hadisiyle uyarılarda bulundu.

Kur’an-ı Kerim’in her zaman okunması gerektiğini dile getiren Müftü Korkmaz, şöyle konuştu: “Ecdadımız bize şunları bırakmıştır. Bir kere Kur’an-ı Kerimi ecdattan kalan miras olarak evlere asarız. Bu tabii onların Kur’ana olan saygısızlığı değil, aslında Kur’ana olan, ecdattan kalan mirasın canlı tutulmasıdır. Ama gönül istiyor orada devamlı Kur’an asılı kalmasın. İnsin, sadece Ramazan’a mahsus olmasın. Ramazan’ın dışında da Kur’an okunmasını istiyoruz. Peygamberimiz ‘Evlerinizi mezar yapmayın’ diyor. Nedir bu; biz sadece mezarlara gittiğimiz zaman Kur’an okuruz. Başka zaman Kur’an okunmaz. Bu konuda bizi uyararak Efendimiz Kur’an okumayı bize tavsiye ediyor.”

“HUZURUN KAYNAĞI KUR’AN”

İnsanların günlük hayatlarında gerekli ihtiyaçlarını karşıladığını fakat manevi gıdadan uzak kaldığında ruhta anarşi meydana geldiğini dile getiren Müftü Nuh Korkmaz, bu sebeple huzursuzluğun yaşandığını aktardı. Huzurun kaynağının Kur’an-ı Kerim olduğunu belirten Korkmaz, sözlerine şöyle devam etti:

“Maddi imkanlarını temin eden bu toplum, insanlarda kalp var, ruh var bunların da tatmin olması lazım. Asıl bunlar tatmin olmadığı zaman insan maddeyle bunları doldurmak istiyor. Ama ne yazık ki madde buraları dolduramıyor. Maddenin dolduramadığı ruhta anarşi meydana geliyor. Nasıl insan aç kaldığı zaman, üç vakit yemek yiyip su içeriz. Hava teneffüs ederiz. İnsan ruhu kalbi de manevi gıdadan mahrum kaldığı zaman o kalpte anarşi meydana gelir. Huzursuzluk meydana gelir. Peki huzurun kaynağı nedir. Bize alimlerimiz, bunu anlatırken diyor ki, ‘Eğer siz dünyada saadet, mutlu olmak istiyorsanız, hem bu dünyada hem ahiret hayatında mutlu olmak istiyorsanız, Kur’an-ı kendinize maksat yapın. Kur’an sizin gayeniz olsun.’ Eğer bunlar daim olmazsa, insan dünya hayatında huzuru elde etmesi çok zordur. Dünyada yeriz içeriz, giyeriz, güzellikler içinde görünürüz. Ama iç dünyada huzursuzluk varsa, o insanın huzurlu olması mümkün değildir. Huzur, dinin bize vermiş olduğu yasaklardan kaçınmakla olur.”

Günahların, insanların dertleri olduğuna dikkat çeken Nuh Korkmaz, Müslümanların başkalarının oyunları ile kendilerini öldürür hale geldiğini vurguladı. Korkmaz, günahların devasının istiğfar olduğunu söyledi.

İnsan için Kur’anın reçetesinde iki şey sunulduğunu belirten Korkmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dertleriniz günahlarınızdır. Onun ilacı istiğfardır. Kur’anın reçetesinde insan hareket ettiği zaman manevi huzuru yakalar, aile, toplum, cemiyet ve devlet hayatında bütün her yerde huzuru elde ederiz. Ama Kur’andan nasipsiz bir dünyada yaşarsak, ne yazık ki bu gün İslam dünyasında her ne kadar adımız Müslüman olsa da sıkıntılarımız çok büyük. Kur’an bizimle ayrı ayrı vadilerde kalmıştır. Biz bir vadideyiz, Kur’an ayrı bir vadidedir. Onun için sıkıntılar var. Adımızın Müslüman olmasına rağmen Kur’anın reçetesini kendimize rehber etmediğimiz için. Müslümanız; ama başkalarının oyunlarıyla kendimiz öldürür hale geldik.”

“KUR’AN EVİN ODASINDA OLMALI”

Kur’an-ı Kerimin Müslümanların baş kitabı olduğunu hatırlatan Müftü Nuh Korkmaz, Kur’an-ı Kerim’in evin her odasında olmasına engel bulunmadığını söyledi. Kur’andan uzaklaşılmaması gerektiğini söyleyen Korkmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Her odada Kur’an okuyabilirsiniz. Kur’an-ı Kerim bizim baş kitabımızdır. Bulunduğumuz her odada da Kur’an-ı Kerim bulundurabiliriz. Ama ne yazık ki biz sadece okuma odaları tahsis etmişiz. Sadece okuma odalarında bulunduruyoruz. Halbuki yatak odasında da, salonda da bulunması lazım. Her an Kur’an ile beraber olmak için hiçbir engel yoktur. Kur’anın hayatımızla beraber olması lazım, her an iç içe olmalıyız. Yoksa Kur’an-ı başka bir odaya tahsis edip biz de başka bir odada Kur’anın dışında yaşamak hiçbir zaman Müslümanın vasfı değil, hiçbir zaman özelliği olamaz.”

banner1005
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER