banner1028

Kısıtlamalar ve Samsun Tabip Odası’nın Önerileri

Samsun Tabip Odası; “Pandemide son durum nedir ? Kısıtlamalar ve Samsun Tabip Odası’nın Önerileri" konusunda basın açıklaması yayımladı.

Kısıtlamalar ve Samsun Tabip Odası’nın Önerileri

Basına ve Kamuoyuna,

Covid-19 pandemisinin ülkemizde başladığı 11 mart 2020 tarihinden itibaren Türkiye sağlık ortamında söz söyleme hakkı olan bir meslek örgütü olarak, ülkemize, halkımıza karşı sorunluluğumuzun gereği, yaşanan süreçle ilgili kamuoyunu bilgilendirmeye, uyarmaya ve nihayetinde süreçte yaşananlara katkı sunmaya, destek olmaya çalışıyoruz.

Son tablolara ve haritalara bakıldığında vaka sayısının günlük 30 binlerin üzerine çıktığını, vefat sayılarının her gün artış göstermek suretiyle 150 nin üzerine tırmandığını ve kentimizin de haftalık yayınlanan yüz binde görülen vaka sayısı haritasında en tepede olduğunu görüyoruz. Samsun bu görüntüsüyle  ne yazık ki en can yakıcı il olmuştur

Daha önceki açıklamalarımızda pek çok kez ifade ettiğimiz üzere “Dünyada ve ülkemizde yaşanan, boyutları her geçen gün belirgin şekilde artan böylesine bir sağlık sorununda; mücadelenin en önemli noktası, sürece katkı sunabilecek olan tüm bileşenleri karar ve uygulama sürecine katabilmektir.”

Ancak salgının üzerinden geçen bir yılı aşkın sürenin üzerine bir önceki cümlede vurguladığımız bu önemli noktaya yönelik hiçbir  yaklaşımın sunulmadığını söylememiz gerekiyor. Yani, bunca olguya, can kaybına, sosyal ve ekonomik tükenmişliğe   rağmen pandemiyle mücadeleye  ilişkin en önemli eksikliğimizi halen giderebilmiş değiliz.

Diğer taraftan salgında birinci ve ikinci dalganın ardından üçüncü dalgayı yaşıyoruz. Önce başka ülkelerde tespit edilen daha sonra ülkemize görülen, hızlı yayılım gösteren   Covid-19’a  ilişkin yeni varyantlar ve artan olgular endişelerimizi daha da artıyor.

Nitekim Ocak ve Şubat 2021 periyodunda görece azalan olgu ve ölüm sayıları şehrimizde ve ülkemizde Mart ayı itibarıyla Kasım Aralık 2020 sevilerine doğru yükseliş eğilimi göstermektedir.

Ve halen tüm Türkiye’de olduğu gibi kentimizde de salgının epidemiyolojik açıdan kapsamlı bir değerlendirmesini yapmak verilerin ayrıntılı şekilde paylaşılmaması nedeniyle olanaklı değildir.

Bu aşamada içinde yer alamadığımız İl Pandemi Kuruluna daha önce olduğu gibi sizler aracılığınızla önerilerimizi sunmak ve uyarıda bulunmak istiyoruz.

Öncelikle daha önceki öneriler raporumuzda sunduğumuz “pandemi yönetim sürecinde yerel idarenin insiyatif kullanması gerekliliğinin” merkezi yönetim tarafından İçişleri Bakanlığı Genelgesiyle uygulamaya geçirilmesinin olumlu olduğunu belirtmeliyiz. Yani Samsun için alınacak pandemiye ilişkin önlemlerde  yerel idare kendi sınırları dahilinde resmen karar mercidir ve gereğini yapmalıdır. Bu aslında pandemiye ilişkin sürecin yönetilmesinde hızlı ve etkin bir yoldur, tabiki sürecin gereksinimlerine uygun yönetim yaklaşımı sunulması kaydıyla.

Bu bağlamda İl Pandemi Kuruluna Önerilerimiz:

Samsun özelinde temel, zorunlu ve acil mal ve hizmet üreten iş kolları dışındaki bütün iş kollarında salgın süresince çalışma durdurulmalı, en az iki hafta tam kapanma sağlanacak şekilde çalışmalar başlatılmalıdır.

Covid-19 a karşı bağışıklama çalışmaları riskli ve vaka sayısı yüksek illere öncelik verilerek ve hızlanarak yapılmalıdır. Gerekirse bu illerde iki doz arasındaki süre iki hafta olacak şekilde kısaltılmalıdır. Bu bağlamda Samsun öncelikli iller arasına alınmalıdır.

Riskli illere seyahatler kapatılmalı ya da kısıtlanmalıdır.

Salgınla mücadelede koordinasyonda katı bir disiplin uygulanmalı, bilimsel yaklaşım ve bilgi paylaşımında açık ve şeffaf olunmalıdır. Toplumun salgın sürecinin uzaması neticesinde azalan tehlike algısını güçlendirecek yeni çalışmalar yapılmalıdır.

Başta Almanya gibi salgınla mücadelede başarılı olduğu gözlemlenen ülkelerde olduğu gibi Samsun il geneli ve ilçe ayrıntılarını da gösterecek  şekilde; takip edilen vaka, iyileşen ve vefat edenlerin sayılarını içeren demografik veriler kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Böylece vatandaşlarımız salgının kentimizdeki boyutunu görebilecek ve alınan tedbirlere daha sıkı riayet edecektir. Bu aynı zamanda, süreçle ilgili doğru yorum yapılmasına ve toplumun güven duygusunun kazanılmasına da katkı sunacaktır. Asıl paniği yaratacak olanın yanlış bilgi olduğu unutulmamalıdır.

Samsun'da vakaların artışıyla birlikte  salgın dışı sağlık sorunlarına ilişkin hizmetlerde ilerleyen zamanlarda zorluklar yaşanması muhtemeldir. Salgın ortamlarında toplum sağlığı açısından sekonder zarar (ikincil zarar) olarak ifade edilen bu duruma önlem olmak üzere fiziki olarak ayrılmış birim   ya da birimlerinin salgın dışı sağlık sorunlarına hizmet vermesi sağlanmalı, bu üniteler en kısa sürede belirlenip  ilan edilmelidir.

Salgın sırasında yüksek risk altında çalışan sağlık çalışanlarının kontrolleri sadece kendi inisiyatiflerine  bırakılmadan, belirlenen bir düzenle, tanı testlerini de içerecek biçimde yapılmalıdır.

Çalışanların sağlıklı ve güvenli koşullarda çalışma hakkı vardır. Sağlık çalışanlarının, enfekte olduklarında ya da sağlıkları hayati risk altına girdiğinde çalışma yükümlülüklerinin sınırsız olamayacağı bilinmelidir. Böylesi durumlarda gerekli sağlık ve güvenlik önlemleri alınmadıkça çalışanlar hizmet sunmaya zorlanmamalıdır.

Yeterli koruma olanaklarının sağlanamadığı durumlarda, sağlık çalışanlarının çalışma ortamının olumsuzluklarının en kısa zamanda düzeltilmesi için gerekli girişimlerde bulunmasını sağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır.

Özel sağlık kuruluşlarında vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimi istisnasız ve ön koşulsuz bütünüyle ücretsiz verilmesi sağlanmalıdır.

Yasal ve etik olarak bütün gücüyle kendisini salgınla mücadeleye göre düzenlemesi zorunluluğu olan  özel sağlık kurumlarında başta hekimler olmak üzere bütün sağlık çalışanları  görevlerinin başındadır ve üzerlerine düşenleri yapmaktadır. Bu bakışla, salgın döneminde sağlık hizmetinin bütünlüğünün ve sürekliliğinin sağlanması ve özel sektörde hizmet sunanların da mağdur edilmemesi önem arz etmektedir. Özel kuruluşlarda ve muayenehanelerde çalışan hekimlerin ve sağlık çalışanlarının mağdur olmaları önlenmelidir.

Yüz yüze eğitimin bundan sonra aksamaması için okullarda her türlü tedbirin alınması, okullardaki filyasyona yönelik daha somut adımların atılması, diğer Milli Eğitim çalışanları ve öğretmenlerin çok acil aşılanmasının sağlanması.

Derhal ve ivedilikle pandemi ile mücadele eden profesyonellerin başta Tabip odası olmak üzere meslek örgütleri ve tüm sağlık örgütleri pandemi il kurulunun daimi üyesi olarak gorevlendirilmelidir. Sağlık çalışanı örgütlerinin dahil edilmediği hiç bir kurulun pandemide mucadalede başarılı olmadığı    gelinen mevcut durumun vehameti ile ortaya konmuştur

Salgınlar karşısında sorumluluklarımızı yerine getirmeye, sürecin yarattığı tüm olumsuzlukları bütüncül olarak ele alıp akıl, bilim, mantık ve birey hakkından vazgeçmeden insanlık ortak paydasında buluşarak mücadeleyi topyekun sürdürmeye özen göstermeliyiz. İçinde bulunduğumuz koşullar, salgına hazırlıklı olmak ve salgınla etkin mücadele etmek için olağandışı durumlara yönelik politikaların oluşturulması, hizmetin planlanması ve alt yapı süreçlerinin tamamlanmasının önemini bir kez daha ortaya koymuştur.

Saygılarımızla.

Samsun Tabip Odası

Haber Merkezi

Hasan Eren

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER