Yeni Parti Samsun Milletvekili Murat Çan, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Karadeniz bölgesini ilgilendiren fındık alım fiyatları, sel felaketleri ve Karadeniz’de tırmanan sivil deniz güvenliği risklerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
"Fındık Fiyatı Maliyeti Karşılamıyor"
Fındık üreticisinin açık bir geçim kriziyle karşı karşıya olduğunu belirten Çan, 1 kilogram fındığın üretim maliyetinin 240-250 TL bandına dayandığını, TMO tarafından açıklanan 250 TL'lik alım fiyatının ise yetersiz kaldığını ifade etti. Gübre ve mazot maliyetlerinin %80, işçiliğin ise %50'nin üzerinde arttığına dikkat çeken Çan, TMO’nun dönüm başına uyguladığı 100 kilogram kota uygulamasının kaldırılmasını ve taban fiyatın "maliyet + refah payı" esasına göre yeniden belirlenmesini talep etti. Serbest piyasada fiyatların 160-180 TL seviyesine kadar gerilediğini aktaran Çan, Samsun’un Ayvacık ilçesinde üreticilerin tepkilerini dile getirmek amacıyla imza kampanyası başlattığını söyledi.
Çarşamba Ovası ve Fındık Bahçelerinde Sel Hasarı
Hafta sonu Karadeniz sahil kesiminde etkili olan aşırı yağışlara değinen Çan, Çarşamba Ovası’nda metrekareye 110 kilogramın üzerinde yağış düştüğünü hatırlattı. Altyapı ve drenaj yetersizlikleri nedeniyle 6 mahallede tarım arazilerinin su altında kaldığını, yüksek kesimlerde ise derelerin taşması sonucu fındık bahçelerinin zarar gördüğünü dile getirerek, üreticilerin zararlarının karşılanması için çağrıda bulundu.
Karadeniz'de Sivil Deniz Güvenliği Riski
Ukrayna-Rusya Savaşı’nın Karadeniz’deki yansımalarına değinen Çan, 26 Ağustos’ta drone saldırısına uğrayan GOLDEN SAPLING adlı kimyasal yük gemisinin Samsun’un Alaçam ilçesi açıklarında karaya oturmasını hatırlatarak bölgesel risklerin arttığını vurguladı. Bu durumun deniz ticareti, sigorta maliyetleri ve navlun fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Çan, 1 Eylül’de başlayan balıkçılık sezonu öncesinde balıkçıların da güvenlik endişesi yaşadığını ifade etti. Türkiye öncülüğünde bölgesel bir deniz güvenlik platformu kurulması ve sivil gemiler ile balıkçılar için özel güvenlik protokollerinin hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti.