banner801
Topraklarımızda Tanzimat fermanıyla filizlenip kök salmaya başlayan iki taraf arasındaki mücadele günümüzde de sürmekte. Bir tarafta milli ve dini değerlere şartsız bağımlı ve sadık sessiz çoğunluk diğer tarafta bu değerlere mesafeli, batının değerlerini benimsemiş gürültücü azınlık.

 

Sultan Abdülmecit hantal ve vurdumduymaz idareci sınıfının oluşturduğu güvensizlik ve halkın sessizliğinin getirdiği ümitsizlikle içinde yaşadığı imparatorlukta yalnızlığın ve acziyetin yakıcılığını derinden hissederek Gürültücü azınlığın etki ve yetki alanı batı dünyasının da desteğini alınca çıkan boğucu talebe boyun eğerek Tanzimat fermanını ilan etmişti. Bu o tarafın surda ilk gediği açmasıydı. O taraf öyle hırslıydı ki imparatorluğu yok edene dek talepleri kesilmeyecekti. VE KESİLMEDİ DE.

 

Hep içinde doğdukları toprakların değerlerini aşağıladılar, kabahati bu değerlerin oluşturduğu içtimai askeri idari ekonomik yapıda aradılar. Geçmişe ait ne varsa yok etmenin gereğini inanç haline getirdiler. O hale geldiler ki kılık kıyafete, alfabeye, tekkeye varana kadar bu kutsal topraklarda yüzyıllarca sürede oluşmuş geçmişin izlerini taşıyan tüm değerleri yok ettiler.

 

Bu azgın gidişat neredeyse millet olarak yeryüzünden silinmemize yol açacakken diğer taraf sessiz çoğunluk yeter dedi çanakkalede, kurtuluş savaşında canını ortaya koydu ve imparatorluktan bir parça da olsa toprak kurtardı ve anadolu’yu tekrar yurt haline getirdi.

 

Batı güçlü, Batının propaganda araçları çok etkili. Yeni yurdumuzda da yeşertti o tarafı yine. Politikacısı, yazarı, sanatçısı, gazetecisi, bilim adamı, din adamıyla yine gürültücü azınlık olarak ülkemizi gasbettiler.

 

Sessiz çoğunluk Menderes, Özal dönemlerinde iktidarı ele geçirmeye çalıştı ama olmadı kısa sürdü. Ve  gün geldi hesap döndü Erdoğan diye biri çıktı. Sessiz çoğunluğun değerlerini taşıyordu ve en önemlisi korkmuyordu Batı’dan. Ölümüne gidiyordu üzerlerine.

 

Batı seni bizim adamımız gösteririz, BOP başkanı, Amerika‘dan izinli, PKK yandaşı, Avrupa’nın kuklası Arap sermayesinin adamı diye yaftalarız dedi tınmadı

 

Batı seni terörle boğarız dedi dediğini de yaptı geri adım atmadı

 

Tanklarla, füzelerle hem de beraberindeki sessiz çoğunluğu da yok etmeye çalıştı yine aynı yerde durdu

 

ŞİMDİ öyle bir hamle yaptı ki Batı ve gürültücü çoğunluk feryat figan ediyor. Aslında yönetim sisteminde büyük bir değişiklik yok. Cumhuriyet rejimi aynen devam ediyor hatta yasama yürütme yargı sacayağı yerli yerinde. chp mhp yine mecliste yer alacak hatta baraj kalkacağı için sp, bbp gibi partilerinde milletvekilleri olacak bağımsızlar hakeza. Değişim sadece yürütmede onda da ne değişecek: Başbakan olmayacak, bakanlar kurulu çoğunlukla milletvekilleri dışından oluşacak yani bakan zırt pırt meclise gitmek zorunda kalmayacak işine bakacak. O halde gürültücü taraf niye bağırıyor çünkü onların içinden hiçbiri hiçbir zaman başkan seçilemeyecek çünkü sessiz çoğunluk daima kendi içinden milli dini değerleri benimsemiş birini seçecek.

 

Haydi, sessiz çoğunluk son görevini evet diyerek layıkıyla yap ki tarihimizin bize görev olarak verdiği dünyaya barış ve adalet getirecek büyük ülkeyi yeniden kuralım, azgın azınlığı sessizliğin dibine yollayalım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
AHMET BİLGİN 2017-04-10 23:57:54

tebrikler kardeşim çok güzel biryaı kaleme aldın kırmadan ezmeden tarafsızlık içerisinde güzel tespitler yaptın teşekkürler devrem

banner833

banner832