GENÇLERE VE YÜREĞİ GENÇ KALANLARA

Yeryüzünde güzelliklerin daim olması ve yayılması adına her sabah yepyeni bir umutla uyanırız güne. İyilik ve güzelliklerdir insanın hayatını anlamlı kılan, dünyayı yaşanabilir bir yer haline getiren. Yoksa yaşanmaz bu dünyada, olup biten bunca olumsuzluklar arasında. Duamız odur ki, hayırlı işler ve güzellikler çoğalsın.

Karamsarlık insanın önündeki en büyük engeldir, belirsizlik çukurudur. İnsan bir düştü mü bu çukura, bir daha gün yüzüne çıkamaz. Niye karamsar olalım ki, Müslümana yakışır mı karamsar olmak? İmanın olduğu yerde karamsarlık mı olurmuş? Milli şâirimiz Mehmet Akif Ersoy:  “Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak… / Alçak bir ölüm varsa, eminim, budur ancak. / Dünyada inanmam, hani, görsem de gözümle: / İmanı olan kimse gebermez bu ölümle.” dememiş miydi? Çalışmak… Çalışmak… Çalışmak… Hem de alınlar terleyene kadar çalışmak.

Geleceğe umutla, gayretle bakmak lazım… Fani olan bu dünyanın oyuncaklarını, nefsani ihtirasları bir kenara atmak, bir kibritle tutuşturup yakmak lazım… Nefes alıp veriyorsak, davranıp doğrulacağız, çalışacağız. Başka yol yok!

Sözümüz gençlere ve yüreği genç kalanlara. Gençler, bugün devletimizin sunduğu imkânlar geçmişe göre çok daha güzel. Babalarımızın ve dedelerimizin yaşadığı hayat şartlarına göre bizler çok daha iyi imkân ve fırsatlara sahibiz. Özellikle Gençlik Ve Spor Bakanlığımıza bağlı Gençlik Merkezlerindeki imkânlardan yararlanın. İlgi ve yeteneklerinize uygun alanlarda kendinizi geliştirip yetiştirin, farklı projelerde aktif olarak rol almaya çalışın.

Gençlik, insan ömrünün en verimli ve en dinamik çağlarıdır. İçinde bulunduğunuz vakitleri iyi değerlendirin. Okuyun, sorgulayın, gözlemleyin, notlar alın, duygu ve düşüncelerinizi kâğıda dökün. Yazmayı sakın ihmal etmeyin. Bizim en çok ihmal ettiğimiz şey yazmak. Yazmak için de birikim gerek. O birikimi de ancak okuyarak elde edebilirsiniz.

Eğitim, kültür ve sanatta güzellikler ortaya koyalım, güzel eserler üretelim. Yarınlara eserler bırakalım. Bu aynı zamanda havasını soluduğumuz, suyunu içtiğimiz bu topraklara vefa borcumuzdur. Geleceğimiz açısından eğitim, kültür ve sanat alanında yapacağımız her gayretli çalışma büyük öneme haizdir. Çünkü toplumların temeli kültüre dayanır ve bu temel üzerine her şey bina edilir.    

Çevremizde karamsarlık girdabında bocalayanlara bir bakın. Gençlerle ilgili ne kadar olumsuz duygu ve düşünce içerisindedirler. Ben şahsen gençlerimizden umutluyum. Öyle güzel işler yapan, ortaya öyle güzel eserler koyan gençlerimiz var ki, bu karamsar tiplere tokat gibi cevaptır onların yaptıkları.

Lütfen gençleri suçlayıp, hor görüp durmayın. Gelin, biz yetişkinler kendimizde arayalım kabahati. Anne, baba, veli, öğretmen olarak kendimizde arayalım kabahati. Bizde ufuk yoksa ne yapsın gençler? Gençlere yol açın, devlet ve millet yararına güzel hedefler gösterin, imkânlar sunun. Ey zengin kardeşim, kaç yetenekli çocuğun elinden tuttun her ay hatırı sayılır burslar vererek. Çocuğunun ayakkabısına verdiğin önem kadar okuduğu kitaba da önem verdin mi Ayşe abla? Ya sen Mehmet amca camiye giderken kaç çocuğa şeker ikram ettin, selam verdin?

Gençlerin Bakanlıklarımızın verdiği destekle ortaya koyup uyguladıkları projelere bakıyorum ara sıra. İmkân ve fırsatları değerlendiren bu gençler hem kendilerini geliştiriyor hem de çevrelerine faydalı olmaya, eğitim, kültür, sanat ve sosyal sorumluluk adına güzellikler üretmeye çalışıyorlar. Ne güzel! Ne kadar umut verici!

Genç kardeşim bekleme, bekleyecek vaktimiz yok. Çünkü sen umutsun, bir milletin umudusun. Onun için bekleme. Çok çalış, hem de ibadet aşkıyla çalış. Çalışmanın zamanı yok. Her zaman ve her mekân, bulunduğun her hal çalışmak için en müsait vakittir. Vaktini heba etme. Gönlünü, aklını, fikrini kısacası kendini çalışmaya ver. Hangi alanda yeteneğin varsa o alanda en iyisi ol.

Her gün okuma ve yazma saatin olsun. Okuyacağın kitapların listesini yap. Öncelik sırasına göre bir okuma planı çıkar kendine. Bir disiplin içinde yap bunları. Ama her gün düzenli bir şekilde bu planı uygula. Mesela her gün iki saat, aksatmadan… Okuyacağın eserleri iyi seç. Sana fikir verecek, hayatına anlam katacak eserler olsun. Duygu ve düşünce dünyanı zenginleştirecek eserleri oku. Abu cubur şeylere dalma.   

Bugün yapacağın işi sakın yarına erteleme. Yarın karşına başka işler çıkabilir. Tembellik ve gevşeklik senden uzak olsun, yanına yaklaştırma. Zamanını iyi planla. Normal sessiz okumanın dışında her gün on beş, yirmi sayfa kadar özel sesli okumalar yap. Edebi değeri olan metinler olsun bunlar. Her gün mutlaka bir şiir oku. Şiir, bu hayatın ritmidir. Beğendiğin şiirleri ezberleyebilirsin. Bu senin hafızanı güçlendirecektir. Tamam, bugünkü yapmam gerekeni yaptım. Oldu, bitti deme. Kendini değerlendir. Sonuçta, ne kazandın, nerede eksiğin var, buna bak.

Karşına çıkan zorluklar seni yıldırmasın. Kendine göre stratejiler geliştir, farklı insanların zorlukları yenme stratejilerinden faydalan. Mesela karşılaştığın güçlükleri bölümlere ayırarak aşabilirsin. Panik yapma, acele etme. Kararlı ve sakin ol. Başarmanın zevkine var ki, yoluna devam edebilesin.

Unutma çalışmaktan murat ülkene, milletine, ailene ve kendine faydalı olmaktır. İlk şartın edep olsun. Unutma edep her işin başı. Sonra bütün canlılara karşı merhametli ol. Büyüklerine saygıda kusur etme. Küçükleri sev ve koru. Cahillerden uzak dur. Hercai yaşayan, günübirlik, laylaylom, eyyamcı takılan insanlarla teşriki mesaide bulunma. Seni yolundan alıkoyacak engellere, uğraşlara dikkat et. Teknolojiyi bilgiye ulaşmak için kullan. Teknolojik araç gereçler oyun ve eğlence için değildir.  

Portakal ağacı Doğu Anadolu’da yetişmez. Akdeniz iklimini sever orada büyür ve gelişir. Her canlı kendi ortamında büyür ve gelişir.  Sen de kendi kültür ve medeniyet havzanda yetişip gelişebilirsin. Mensubu olduğun Türk İslam Medeniyetini iyi tanı, istifade et! Başka iklimlerde yetişemez, körelip gidersin. Farklı kültürleri de tanı ama önce kendi kültürünü iyi tanımalısın.

ŞİİR FALINDAN:

Anlattı erenler: Bir bahar değil,
Âşıkın ömründe bin bahar varmış.
Hicranla ağaran bu saçlar değil,
Sevgisiz kalan kalp ihtiyarlarmış…

Faruk Nafiz ÇAMLIBEL

YORUM EKLE

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner944

banner822