DURUŞ VE DİRİLİŞ: ÇANAKKALE ŞİİRİNDEN MEHMET AKİF ERSOY’A

Mart, Mehmet Akif ayıdır.12 Mart İstiklal Marşımızın kabulü,18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıldönümü tarihleridir. Mart ayı aynı zamanda şiirin de konusudur. Mart, baharın ön adıdır. Bahar, yeniden başlamaktır. Çanakkale de yeniden başlamanın şiiridir. Mehmet Akif ve Mart ne kadar da birbirine benziyor.

Dönemin hâkim güçlerine karşı yaptığımız bir savaş olan Çanakkale, Fransız İhtilalıyla ortaya çıkan milliyetçilik akımına başkaldırıdır. Özümüze dönüş savaşı yanında milli kimliğe sahip sıkma savaşıdır Çanakkale Savaşları. Yunanistan, Arnavutluk, Makedonya, Bulgaristan, Bosna ve Kosova gibi ülkelerden trenlerle haftalarca süren yolculuklar neticesinde gelen insanların Çanakkale Savaşı’na katıldıkları ifade edilir. Çanakkale Muharebeleri’nde savaşmak üzere bölgeye sevk edilen askerler içinde Türk ve Arap gibi askerlerin yanı sıra Rum, Musevi, Ermeni, Keldani, Yezidi, Nusayrilerin de olduğu vurgulanıyor. İşte milli dememizin sebebi budur. Osmanlıcılık burada üst kimlik olmuştur. Milli Savunma Bakanlığı Arşiv Müdürlüğü’nün internet sitesinde bu bilgiler mevcuttur. (Kaynak: http://catab.kulturturizm.gov.tr)

Akif için Çanakkale’de bir ideal uğruna şehit olan Müslüman askeri çok değerlidir. Toprağın üstünde gezinen bizler için toprağın altında yatan şehitlerimiz, tarihe ve göklere sığmayan bir dünyadır. Bugün insanların belki bu maneviyatı anlamayabilir, o yerleri gidip görmek bir parça anlamamıza vesile olabilir. Japonya’da çocuklar önce Hiroşima’ya gidiyorsa biz de eğitime o bölgelerde canlandırma yaparak başlamalıyız. Gençlerimize bu bizim de bir çağrımız olsun.


Akif’in, Çanakkale Savaşları’nı görmeden böylesi şiirler yazması, O’nun ideali memleket sevdası ve İslam inancına olan bağlılığındandır. Bugün gençliğimiz bu hedefte yürümelidir. Çanakkale’de savaşanlar sadece Boğaz’ı ya da bir devleti değil, tevhidi ve İslam birliğini kurtarmışlardır. Bu nedenle Mehmet Akif, Çanakkale Savaşını Bedir savaşı ile kıyaslamaktadır. Bedir, nasıl ki İslam’ın yayılmasında başlangıç ise Çanakkale de İslam’ın kurtuluşu için dönüm noktasıdır. Akif, şehitlik kavramını da öncelemiştir. Ölümsüzlük bizim için şehitlik kavramıdır. Akif şiirleriyle kendi döneminden sonrakilere bu inancı aşılamak istemektedir. “Sana ağuşunu açmış duruyor peygamber” derken şehitlerimizin peygamberimizle birlikte olduğunun altını çizerek Müslümanlık ruhunu canlı tutmak istemektedir.


Mehmet Akif’in bütünüyle bu ruhu anlatmaya çalıştığı Çanakkale Şehitleri şiiri epik bir şiirdir. Epik şiirin konusu kahramanlıktır. Diğer şiirleri de öyledir. Akif’in kendisi kahramandır. İstiklal Marşı’nı günlerce uğraşarak yazıp da ücret almamak kahramanlık değil midir, hem de ihtiyacı olduğu halde? Hatırlayınız, kendi çocukları yanında vefat eden dostlarının çocuklarını da kendi öz çocukları gibi büyütmüştür. Bugün hangimiz yapar bu kahramanlığı?


Hem Çanakkale Savaşları’nın hem de Mehmet Akif’in bu alandaki çabalarının edebi yönü şudur: Bu dönemde birçok şiir yazılmıştır. Mehmet Akif en tesirli olanıdır. Ancak edebiyat çevrelerince de kabul edildiği gibi en tesirli olan şiirleri cephelerde askerler yazmıştır; zira çoğunun cebinden hatıralar, mektuplar ve şiirler çıkmıştır. En meşhuru ise Boyabatlı Ömer oğlu Mustafa isimli askerin yazdığı “Çanakkale Destanı” şiiridir.(Kaynak:http://www.boyabatgazetesi.com)

Mehmet Akif ise Safahat eserinin Asım bölümünde Çanakkale ile ilgili şiirlerini almış. Şöyle haykırıyor şair:”Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz”.Akif’in şiirlerinde şunu görüyoruz: Çarpışan iki medeniyet var; Avrupalı dediği Batı Medeniyeti ile Müslüman Türk medeniyeti. Müslüman Medeniyet, düşmanını ahlakı ile yenmiştir. Akif’in savaş sahnelerini olağanüstü hayal gücünden çıktığı bir gerçektir. İşte bu şairin gücüdür. Akif hayallerini büyük bir coşkuyla dile getirmektedir. Bugünün gençliği de şiir ve ideal yoluyla Akif’i örnek almalıdır. Akif şiirlerinde “Avrupalı” imgesini kullanmaktadır; “Tek dişi kalmış canavar olan sömürgeci Avrupa’dır. Ancak ilerlemiş Avrupa örnek alınması gereken coğrafi bir yerdir.

Hülasa Mehmet Akif’e göre Çanakkale bir diriliştir. Çanakkale ruhunu taşıyan gençlere selam olsun. Sağına soluna bakmadan ben varım demektir Çanakkale ve bu ruhla beraber şahadete koşmaktır. Savaşın olduğu yıllarda Anadolu’da hiçbir lisede mezun vermemektir Çanakkale. Yaşı, boyu, kilosu ne olursa olsun herkesin savaşa gönüllü koştuğu destandır Çanakkale. ”Son Kale Çanakkale, git ama dönme” diyerek anarlın avuçlarına kına yaktığı kınalı kuzuların sevdasıdır Çanakkale. Hiçbir ırk ayrımı yapmadan Osmanlı’yı ayakta tutabilmek için mermilerin mermilere çarptığı hayattır Çanakkale. Yüzbaşı Vardvan; Ermeni olduğu halde ölümü göze alarak “Beni gayrimüslim olduğum için cepheye almadılar” sitemine rağmen Devletine küsmeden saatlerce yürüyerek ulaştığı Conkbayırı’nda bir taburu heyecanlandıran aşktır Çanakkale. Çanakkale bir semboldur.

Çanakkale bir şehir değildir sadece. Çanakkale bir duruştur, diriliştir.

YORUM EKLE

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner823

banner822