Samsun’a 55 Km Mesafeden Kuzey Anadolu Fay Hattı Geçiyor

BAFRA HABER - İnşaat Mühendisleri Odası Birliği Samsun Şubesi'nde, 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin 18. yılı nedeniyle toplantı düzenlendi.

Samsun’a 55 Km Mesafeden Kuzey Anadolu Fay Hattı Geçiyor
banner1003

BAFRA HABER - İnşaat Mühendisleri Odası Birliği Samsun Şubesi'nde, 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin 18. yılı nedeniyle toplantı düzenlendi.

 Şube Başkanı Cevat Öncü yaptığı yazılı açıklamada, depremin bir doğa olayı olduğunu, afetin ise çoğu zaman insan tarafından meydana getirildiğini bu nedenle afetin bir kader olmadığını aktardı.

Depremin sadece yıl dönümünde hatırlanıp sonra unutulduğunu belirten Öncü, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:"Bu yılda, 17 Ağustos Depremi'nin yıl dönümü nedeniyle bir kez daha depremi hatırlayacağız. Topraklarımızın büyük bir kısmının deprem tehlikesi altında bulunduğunu kısa bir süre sonra unutacağız. Oysa uzunca bir süredir Çanakkale, Manisa, Adıyaman ve İzmir, son olarak da Muğla ve ilçeleri depremden nasibini aldı. 6.6 büyüklüğünde olan deprem aynı zamanda bir su hareketine tsunamiye neden oldu. Bodrum ve Datça'da yapılar hasar gördü. Deniz kıyısında bulunan tekne ve otomobiller üst üste yığılarak çalışamaz hale geldi. Can kaybı olmasa da panik ve korku ile koşuşan ve pencerelerden atlayarak yaralanan insanlar oldu."

banner993

Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın dünyanın en tehlikeli faylarından birisi olduğuna dikkat çeken Öncü, hattın Samsun merkezine 55 kilometre mesafede güneyde bulunduğunu, sınıflandırmaya göre, Ladik, Havza ve Vezirköprü ilçelerinin birinci, kent merkezinin ikinci, Alaçam, Bafra, Terme ile Çarşamba ovalarının ise üçüncü derece deprem bölgeleri olarak gösterildiğini kaydetti.

Öncü, "26 Kasım 1943 yılında Ladik merkezli 7,2 şiddetindeki deprem Samsun ve çevresine büyük zarar verdi. Bu deprem baz alınarak yapılan çalışmada fay hattı, Samsun ve çevresi için en önemli kırık hatlarından biri olarak gösteriliyor." ifadelerini kullandı.

 Ülkeyi, kentleri ve yapıları depreme karşı hazırlamanın üç temel yolunun bulunduğunu aktaran Öncü, şöyle devam etti: "İlki mevcut yapı stokunun iyileştirilmesi, onarılması ve güçlendirilmesidir. İkincisi yeni yapılacak yapıları bilimin, tekniğin ve mühendisliğin ortaya koyduğu ilkelerle yapı üretim sürecinin içine sokmaktır. Bu nedenle proje üretim sürecinden başlayarak yapı üretim sürecinin tüm evreleri sertifikalı mühendisler tarafından denetlenmelidir. Üçüncüsü, ortaya çıkabilecek riski azaltmak için yapıların sigorta kapsamına alınması gerekmektedir."

Anadolu Ajansı

Hasan Eren

YORUM EKLE

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
SIRADAKİ HABER

banner944

banner823