bafra haber | bafra ajans| bafrahaber | bafra haberleri | bafra
2018-10-27 10:41:19

“EŞİME ŞİİRLERİMİ BEĞENDİREMEDİM”

Fatih Tezce

27 Ekim 2018, 10:41

Böyle başlıyor şair, vefat etmeden önce yaptığı bir söyleşide. Bahaettin Karakoç 16 Ekim 2018 Salı günü vefat etti. Allah rahmet etsin. Çorum’da üniversite öğrencisi iken, o zaman Seviye Dergisini çıkartan şair Durdu Şahin öncülüğünde ve dönemin Refah Partili Belediye Başkanı Mahmut Köksal organizesiyle Alaca Şiir Günleri (yanlış hatırlamıyorsam ismi böyleydi) etkinliğine ünlü şairler davet edilmiş, ben ve birkaç arkadaşımız da dinleyici olarak katılma ve Bahaettin Karakoç’un elini sıkma şerefine nail olmuştuk… Ne güzel günlerdi…


Haftanın yorgunluğunu ilk Cumartesi sabahı karşılar, sonra pazar günü... Bedenen dinlensek de insanız, kafa yorgunluğumuz bitmez. Hafta sonlarını piknik mangal faaliyetleri ile değerlendiren bir yapıdadır bizim toplum. Özellikle Cumartesi, Pazar günlerinde kitap okuma fırsatını, çağın modern insanı dinlenme-tatil çılgınlığı ilkesi ile yitiriyor. Yukarıda anlatmaya çalıştığım şiir etkinliği Alaca Şiir Günleri hafta sonu düzenlenmiş, bir kaç arkadaş büyük bir mutlulukla şairleri görmek ve dinlemek için zamanımızı değerlendirmiştik. Evet, ne güzel günlerdi…


Bu anlattığımın üzerinden yaklaşık 20 yıl geçti. Bugünlerde her gün düzenli okumalar yapmaya gayret gösteriyorum. Kendime ait okuma listem var. Mesela bu ay Mustafa Kutlu’nun öykülerini okuyacağım. Yıllar önce Dergâh Yayınlarından çıkan kitaplarının birçoğunu okumuştum. Şimdilerde ise hem yeni çıkan hem de eski öykülerini okumaya çalışacağım. Akabinde ise Franz Kafka’yı okuyacağım nasipse. Öğretmenliğe başladığım ilk yıl kendi paramla aldığım Kafka’nın tüm eserlerini maalesef okuyamamıştım, okumaya fırsat bulacağım galiba…


Gazete ise günlük okuma çalışmasıdır. Gazetelerin pazar ekleri ayrı bir gazete gibidir. İki gazeteyi farklı okumak gerek. Her gün okuduğumuz gazetenin hafta sonu eki gazetenin artık zirvesi o hafta için. Haftayı evinize getirmesi lazım gazetenin. Koşuşturma içinde olan bizlere, göremediğimiz haberleri yetişemediğimiz duyguları kapımıza sarıp sarıp önümüze bırakır gazete. Her hafta sonu ekine böyle bakıyorum ben.


Bu hafta sonu eki de böyle oldu. Yeni Şafak Pazar ekinde geçen hafta vefat eden şiirimizin Beyaz Kartal’ı Bahaettin Karakoç anılmış. Ben gazeteyi tersten okumaya bayılıyorum nedense. Küçükken de haberlerini böyle okumaya başladım gazetelerin. Sanırım çocukluk aşkı:) Sonra büyüdükçe ben de huy olmaya başladı. Son sayfada Ara Güler, baş sayfada ise Bahaettin Karakoç. “Ne Ara Güler’iz” diye sormuştu geçen hafta kaybettiğimiz bu değerler için sosyal medyada şairler, birden aklıma düştü bu cümle. Dünyanın fotoğrafçısı, İstanbul’un hafızası Ara güler için bir de “İstanbul son şairi” denilmiş, gazetenin ekinde okudum. “İstanbul’un kendisi yok ama fotoğrafı var” diyor eski bir söyleşisinde. Şairine bir bakış bir fotoğraf sanatçısı için. İstanbul’un son şairi işte.
Bahaettin Karakoç ise şiirin yürüyen haliydi. Gazete O’nun için “Türk Şiirinin Hazinesi” demiş. Karakoç’a göre şiir zikirdir. Kalbimizin zikridir. Şiir dua biçimidir şaire göre.”Benim kaynağım Anadolu”diyor şair, zengin Türkçe kullanarak yazıyor şiirlerini ve bunu da Türkçeye hizmet için yaptığını ısrarla vurguluyor…


Şiir yazan okuyan ilgileneler için bir çırpıda okunacak kadar zevkli cümleler yer almış gazete ekinde. Bir de eşi ile ilgili anıları var ki bu ayrıca dikkatimi çekti. Sanki kendimi buldum bu cümlelerde:)) Diyeceğim şuydu: Bahaettin Karakoç ilk önce şiirlerini eşine okurmuş ve eşi de bu şiirleri ilk başta beğenmezmiş. Ne kadar da “bize” benziyor! Hep mi aynı oluyor bazı şeyler diye düşündüm. Daha önce başka şairler için de yazmış başka şairlerden de duymuştum. Sanırım ben de aynı şeyleri yaşıyorum. Bu bana hem umut veriyor hem de ah kadınlar diyorum. Evet, umut, çünkü şiirle ilgilenmeye devam et diyor bir ses. Neticede Bahaettin Karakoç da eşi tarafından anlaşılamamış. Bu durum bana birini hatırlatıyor:) Anlamak için yazıyoruz biz çünkü. Ah kadınlar deyip geçmek de işin kolayı sanki haklarını da yememek lazım… Kelimeleri mi kıskanıyorlar acaba diye sorarak latifeyle şöyle diyelim: En yakınından başlayarak halka halka yayılmak isteyen şairi yine en yakınından başlayarak çok sonra halka halka yayılarak anlıyor insanlar. Ama anlıyorlar. Geçen hafta Bahaettin Karakoç’u, Ara Güler’i anladığımız gibi…


Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.