Görsel Tasarım: Capitol Medya - Yazılım: CM Bilişim
| DOLAR | ![]() |
|
| EURO | ![]() |
|
| IMKB | ![]() |
| Ankara | -8 / 3 °C |
| İstanbul | 7 / 13 °C |
| İzmir | 3 / 17 °C |
| Samsun | 14 / 19 °C |
Medical Park Samsun Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyolojisi Uzmanı Dr. Mustafa Fevzi Özsoy, dünya genelinde yaşanan domuz gribi salgını ile ilgili bilgi kirliliği yaşandığını, domuz gribi aşısı hakkında söylenen olumsuz sözlerin bilimsel verilere dayanılmadan söylenen asılsız sözler olduğunu belirtti.
Pandemik Influenza A'nın (H1N1) tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de panik havası estirdiğini, ölümlerin yanı sıra bin 500'den fazla doğrulanmış vaka sayısı olduğunu belirten Uzm. Dr. Mustafa Fevzi Özsoy, "Aylardır yapılan haberler ve açıklamalar sayesinde hastalığın ne olduğu, nasıl bulaştığı, nasıl bir seyir izlediği gibi konularda halkımız epey fikir sahibi oldu. Ancak özellikle politik anlamdaki birtakım yanlış beyanatlar sebebiyle bilgi kirliliği ön plana çıkmış ve halkımızda yaygın olarak kafa karışıklığına yol açmıştır. Bu sebeple hastalıkla ilgili korunma tedbirlerinden ancak en çok tartışılan, üzerinde en çok spekülasyon yapılan ve bilgi kirliliğine yol açan domuz gribi aşısından özellikle bahsetmek yararlı olacaktır" dedi.
Bulaşıcı hastalıklardan korunmanın en etkin, en kolay ve en ucuz yolunun o hastalığa yakalanmamak için gerekli önlemleri almak, varsa aşısını yaptırmak olduğunu, sağlık çalışanları, hamile kadınlar, bebekler, kalp, akciğer, karaciğer hastalığı veya kanser gibi önemli bir hastalığı olanlar ile öğrenciler ve hacı adaylarlarının aşı olması gerekenlerin başında geldiğini ifade eden Uzm. Dr. Mustafa Fevzi Özsoy, "Öksürme ve hapşırma sırasında ağız ve burundan ortama damlacıklar yayılır. Bunlar yaklaşık 1,5 metre içindeki diğer insanlarca soluk borusu yolu ile alınabilir. Yayılmayı önlemek için ağız ve burnun bir mendil ile kapatılması iyi olur. Yok ise ağız kol ile kapatılmalıdır. Öksürürken veya hapşırırken ağzınızı kağıt mendil ile kapatın. Kullandığınız mendili çöpe atın. Öksürdükten veya hapşırdıktan ya da hasta olma ihtimali olan biri ile el sıkıştıktan sonra, elinizi yıkayıncaya kadar gözünüze, burnunuza veya ağzınıza sürmeyin. Ellerinizi sık sık, özellikle öksürdükten veya hapşırdıktan sonra su ve sabun ile yıkayın. Alkol içeren el yıkama antiseptikleri de kullanılabilir. Hasta kişilere yakın temastan sakının. Temas zorunlu ise maske ve eldiven kullanın" diye konuştu.
Virüsün iş ortamında masa, sandalye gibi yüzeylerdeki canlılığını, ortamın ısısı, nem oranı ve temizlenme sıklığının etkilediğini, kapı kolu, masa, bardak gibi yüzeylerde virüsün 2 ila 8 saat canlı kaldığını, bu yüzeylerin sık sık temizlenmesi ve ellerin sık sık yıkanmasının bulaşma riskini de en aza indireceğini ifade eden Dr. Mustafa Fevzi Özsoy, "Hastalık teşhisi konulursa, belirtilerin başlamasından 7 gün sonrasına ya da belirtilerin tamamen geçmesinden bir gün sonrasına kadar evde istirahat edilmelidir. Hastalığın bulaşmaması için çevredeki kişilerden uzak durulmalıdır. Çalışıyor ise işine, öğrenci ise okuluna gitmemelidir, bu konuda anne ve babalar hassas davranmalıdırlar. Bulunulan mekan sık sık havalandırılmalıdır. Gereklilik halinde maske takılmalıdır. Genel temizlik ve beslenme kurallarına uyulmalıdır. Bulaşıcı bir hastalıkta koruyucu aşı varsa, risk grubundaki kişiler başta olmak üzere hastalığa yakalanma ihtimali olan herkesin aşı yaptırmasında yarar vardır. Sağlık çalışanları başta olmak üzere ülkemizde bu hafta içerisinde aşı yapılmaya başlanmıştır. Medical Park Samsun Hastanesi'nde de doktorlar ve hemşireler başta olmak üzere Sağlık Müdürlüğü'nden temin edilen aşı uygulanmaya başladı. Domuz Gribi Aşısı ile ilgili olarak siyasi söylemlere vatandaşlarımız itibar etmemeli, konu ile ilgili uzmanların görüşlerine kulak vermelidirler. Televizyonlarda karşıt görüşlü insanlar çıkarılıp siyasi bir tartışma yapar gibi kapıştırılmaktadır, bu son derece yanlış ve zararlı bir yaklaşımdır, bu sebeple insanlarımızın aşı konusunda kafaları çok karışmıştır. Sıradan bir hastalıkla değil, milyonlarca insanı etkileyecek olan dünya çapında bir salgınla, bir pandemi ile karşı karşıyayız. Aşı içerisinde kullanılan skualene, civa, aliminyum, tiomersol gibi adjuvan dediğimiz, bağışıklığın sağlanmasına katkısı olan, aşının etkisini 50 ila 200 kat arttıran maddeler var, bunlar yeni değil, yıllardır mevsimsel grip aşıları dahil pek çok aşı içerisinde kullanılmakta ve uygulanmakta olan maddeler; tek farklılığı, içerisinde mevsimsel salgınlar yapan grip virusu suşları değil, H1N1 suşu mevcut. Ayrıca pandemi gündemde olmasaydı bile 2010 yılında çıkarılacak mevsimsel grip aşısının da içine H1N1 suşu konulması planlanıyordu. Bu kadar gürültü neden çıkarılıyor anlamak mümkün değil. Bu aşılar İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, İspanya, İsveç, İsviçre, Yunanistan gibi çeşitli Avrupa ülkeleri ile ABD, Kanada, Avustralya, Çin ve Japonya gibi dünyanın birçok ülkesinde uygulanmaya başladı. Aşının aceleye getirildiği, hızla onay verildiği, yeterli çalışma yapılmadığı konularındaki eleştiriler tamamen yersiz ve dünya çapında bir salgın söz konusu iken bilimsel temele oturmayan söylemlerdir" şeklinde konuştu.
Dr. Özsoy açıklamalarına şöyle devam etti: "Günümüzde aşı teknolojisi oldukça ilerlemiştir. Ülkemizde kullanılacak olan domuz gribi aşıları AB ülkelerinde uygulanmakta olan aşılar olup, Dünya Sağlık Örgütü, Amerikan İlaç ve Gıda Denetleme ve Kontrol Merkezi (FDA) ve bunun Avrupa'daki eşdeğer kuruluşu olan EMEA'dan onay almıştır. Ayrıca ülkemizde konunun uzmanları tarafından oluşturulmuş bilim kurulları, uzmanlık dernekleri, Tabipler Birliği ve yine bireysel anlamda grip ve aşılar konusunda uzmanlaşmış bilim insanları tarafından olumlu görüş bildirilen, yapılması tavsiye edilen aşılardır. Konunun uzmanı olan hiçbir bilim insanının aşı ile ilgili olumsuz beyanatı yoktur. Olumsuz görüş beyan edenler ya politik demeçler verenlerdir, ya da doktor-sağlık personeli olduğu halde grip ve aşılar konusunda uzmanlığı olmayan kişilerdir. Yan etkisi olmayan hiçbir ilaç veya iğne yoktur, bugün halkımızın en çok bildiği ve en çok kullanılan ağrı kesici ilaçların ya da penisilin başta olmak üzere pek çok antibiyotiğin bile milyonda bir bile olsa ölüme yol açma riski mevcuttur, domuz gribi ya da benzer bir hastalığa yakalanıldığı zaman oluşabilecek yan etki benzeri reaksiyonlar ve komplikasyonlar bu iğne, ilaç ya da aşılarla kıyaslanamayacak oranda yüksek düzeydedir. Aşısının en çok Guilliam-Barre sendromu denen bir çeşit sinir hastalığına yol açabileceği iddiası üzerinde durulmaktadır, bu hastalığın olma ihtimali milyonda birdir, ancak grip hastalığına yakalanıldığı takdirde bu ihtimal 40 kat artmaktadır. Özetle aşıyı yaptırmama yönünde görüş bildirenlerin söylemlerinde bilimsel bir dayanak yoktur. Aşının koruyuculuk sağlayabilmesi için 10 günlük bir süreye ihtiyaç bulunmaktadır, bu süre sonuna kadar bahsedilen koruyucu önlemler kesinlikle gözardı edilmemelidir. Umut edelim ülkemizde ve tüm dünyada yapılan bunca kapsamlı hazırlıklar ve önlemler sadece hazırlık aşamasında kalsın."
(İHA)













