banner785

Zonguldak'ta darbe girişimi davası

- Eski İl Emniyet Müdürü Metin Seyfi Sazak ile eski Kilimli İlçe Emniyet Müdürü Soner Durgun'un da aralarında bulunduğu 22'si tutuklu 30 sanığın yargılanmasına devam edildi - Metin Seyfi Sazak: - "İşin doğrusu, ilk anda bu darbe girişiminin arkasında FETÖ olduğunu anlayamadım. Darbe girişimine karşı iktidarın bu tehlikeye karşı kendisini savunabileceğini biliyordum. Darbe girişimini başka unsurların yapabileceğini düşünmüştüm. Darbenin FETÖ bağlantısı cumhurbaşkanımızın açıklamasıyla anlaşıldı"

banner867

Zonguldak'ta darbe girişimi davası

- Eski İl Emniyet Müdürü Metin Seyfi Sazak ile eski Kilimli İlçe Emniyet Müdürü Soner Durgun'un da aralarında bulunduğu 22'si tutuklu 30 sanığın yargılanmasına devam edildi - Metin Seyfi Sazak: - "İşin doğrusu, ilk anda bu darbe girişiminin arkasında FETÖ olduğunu anlayamadım. Darbe girişimine karşı iktidarın bu tehlikeye karşı kendisini savunabileceğini biliyordum. Darbe girişimini başka unsurların yapabileceğini düşünmüştüm. Darbenin FETÖ bağlantısı cumhurbaşkanımızın açıklamasıyla anlaşıldı"

12 Temmuz 2017 Çarşamba 22:04
Zonguldak'ta darbe girişimi davası
banner922
banner923

ZONGULDAK (AA) - Zonguldak'ta, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) darbe girişimine yönelik soruşturma kapsamında, eski İl Emniyet Müdürü Metin Seyfi Sazak'ın da aralarında bulunduğu 22'si tutuklu 30 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmanın üçüncü gününde, sanık Sazak savunma yaptı.

Sazak, 2010-2014 yıllarında Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü yaptığını ve görev süresinin son iki yılında hakkında karalama, iftira, linç girişimi ile hakaretlere maruz kaldığını öne sürdü.

FETÖ davasıyla irtibatlandırılmasının 15 Temmuz darbe girişiminde Zonguldak'ta bulunmasından kaynaklandığını iddia eden Sazak, şöyle konuştu:

"Ben 16 Temmuz akşamına kadar Zonguldak'taydım. Kentteki yerel medyada şahsımla ilgili 'Metin Seyfi Sazak Zonguldak'a neden geldi? Kimlerle görüştü?' şeklinde haberler yer aldı. Bu haberin peşinden bir başka yerel medya da 'Darbe girişiminden sonra Metin Seyfi Sazak, Sıkıyönetim Bölge Valisi' olarak yazıldı. Anlıyorum ki, Zonguldak'ta bulunduğum sırada bütün hareketlerim izlenmiş ve kontrol edilmiştir. Benimle ilgili adli ve istihbari dinleme kararı olup olmadığı hususlarının mahkemenizce araştırılıp tarafıma bilgi verilmesini istiyorum. Bu hususlar açıklandığında hakkımdaki iddiaların kurgu olduğu anlaşılmaktadır."

Emekli olduktan sonra Zonguldak'a sürekli gidip geldiğini anlatan Sazak, şöyle devam etti:

"Sebebi birincisi o dönemden kalma şahsi davalarımın olması, ikincisi balık tutma hobim var, üçüncüsü ise eşlerimizi, dostlarımızı ve arkadaşlarımızı ziyaret etmek için kente gelirim. Her geldiğimde bir otelde kalırım. Otel sahibi sevdiğim arkadaşımdır. Valilerin, emniyet müdürlerin, hakim ve savcıların ve diğer bürokratların uğrak yeridir. Bu otelde hiçbir zaman müşteri sıfatıyla kalmadım, misafiri olarak kaldım. Herkes tarafından bilinir. Her geldiğimde Zonguldak valisini ve il emniyet müdürünü arayarak kaldığım yer hakkında bilgi veririm. Benim otele girerken kayıt yaptırmamamdan herhangi bir gizlilik aranmaması lazım."


- "Uçaklar gösteri yapıyordur"

Metin Seyfi Sazak, darbe girişiminin olduğu akşam otelde odasında uyuduğunu ve kendisine gelen telefonla konuyu öğrendiğini iddia ederek, şunları söyledi:

"O akşam saat 24.00 civarında Ankara'dan kuzenim arayarak, 'Burada uçaklar üzerimizden alçaktan geçiyor.' dedi. Ben de 'Bir bilgim olmadığını ve uçakların gösteri uçuşu yapabileceğini' söyledim. Uyku sersemiydim. Daha sonra Salih E. beni arayarak, 'Müdürüm darbe darbe diyorlar, haberin var mı?' dedi. Ben de daha sonra televizyonu açtım. Bir kanalda normal yayın akışı devam ediyordu. Üzerimi giyinerek aşağıya indim. Bir odaya geçtim ve 4-5 kişi vardı. Televizyon kanallarından bir kargaşa olduğu belliydi. İlk başta bir şey anlayamadım. Sonrasında bir kalkışma olduğunu anladım. Ben de daha sonra İl Emniyet Müdürünü arayarak, 'Kolay gelsin sıkıntılı bir durum var galiba. Ben senin yanına uğrayacaktım ama böyle olunca şimdi aradım. Benim üzerime düşen bir görev varsa hazırım. Otelde kalıyorum telefonum açık.' dedim. Kendisi de bana, 'Sağ ol Seyfi' dedi ve telefonu kapattı. Aradan geçen 2 saat süre içerisinde Cumhurbaşkanımızın televizyonlarda açıklamaları oldu. Cumhurbaşkanının sağlığının yerinde görmem, halkın da sokağa dökülmesi, darbe karşıtı eylemler bulunması bende bu darbenin gerçekleşemeyeceği kanaatini uyandırdı.

İşin doğrusu, ilk anda bu darbe girişiminin arkasında FETÖ olduğunu anlayamadım. Darbe girişimine karşı iktidarın bu tehlikeye karşı kendisini savunabileceğini biliyordum. Darbe girişimini başka unsurların yapabileceğini düşünmüştüm. Darbenin FETÖ bağlantısı cumhurbaşkanımızın açıklamasıyla anlaşıldı. Ben 12 Eylül'ü, 28 Şubat'ı gördüm. İki araç oraya gidiyor, başka araç başka yere gidiyor bunu televizyonlar gösteriyor. Daha önce gördüğümüz darbe olayına benzemiyordu. Oldukça değişik bir durum vardı. Milletin sokağa çıkmasıyla birlikte millet sokağa hakim olmuştu. Bu vesileyle ben de çıkıp tekrar yattım ama telefonumu açık bıraktım. Sabah arkadaşlar geldi Kilimli'ye balık tutmaya çıktık. Darbe teşebbüsüyle Ankara'ya gidip gitmeme konusunda tereddüt ettim. Güvenli olduğu için Zonguldak'ta kalmaya karar verdim. Tuttuğumuz balıkları resepsiyona verdim yemek için hazırlamalarını söyledim. Çarşıya inerek Kuyumcu Çarşısında Yüksel T'de bulunan bir bileziğim vardı. Onu her an gidebilirim diye üzerime aldım. Sonra dönemin İl Emniyet Müdürü Osman Ak'ı aradım, 'Geçmiş olsun, büyük bir sıkıntı atlattık. Ankara'ya dönmeden önce yanınıza uğramak isteğimi' söyledim. Ak ise bana, 'Seyfi şu an çok yoğunum sonra görüşürüz." dedi. Ankara'ya dönüşe geçtim. Olayın vahametini Ankara'ya gidince anladım."


- "Sakin bir insanım"

Sazak, mahkeme başkanının, "Cumhurbaşkanı telefonla bir kanala ulaşarak vahametini anlattı. Tüm bu ciddi olaya rağmen balık tutmaya gidiyorsun. Sen bu sakinliği nasıl koruyorsun?" sorusunu şöyle cevapladı:

"Ben şimdiye kadar sakin kişiliğimle görev yaptım. Sayısız mitingleri dizayn ettim. Devlet başkanlarını ağırladım. Bunları sakinliğimle başardım. Bu sakinliğimde yapacağım tek şey vardı, il emniyet müdürünü arayıp burada olduğumu söyleyip bir şey yapıp yapmayacağımı sormaktı. Balık tutma programına o yüzden devam ettim. Balık tutmanın insanları sakinleştiren bir yanı vardır. Size bir tercih hakkı sunulmuyor. Bana bir tercih hakkı sunulmadı. Cumhurbaşkanı için ölürüm. Ankara'da olsaydım silahı belime alırdım, AK Parti Genel Merkezi'ne giderdim. Ölürsem de ölürdüm. O akşam ailem AK Parti Genel Merkezi'ndeydi. Ben de orada olsaydım ailemle birlikte bu görevde olurdum."


- Sözde "Vali" iddiası

Mahkeme başkanının "Darbe girişimi başarılı olsaydı sözde 'Vali' olacağınız iddiasına ne diyorsunuz?" sorusuna ise Sazak, "İddianamede polis memuru Atilla D'nin, Kuyumcular Çarşısındaki bekçi Göksel Ö. ile darbe girişiminden önce 'Sazak gelirse Zonguldak'a vali olarak gelir.' demiş. Bu sözler esnaflara söylenmiş. İddia makamı varsayımla böyle bir iddianame hazırlamış. Darbe gününden sonra Bursa'da listeler ele geçiriliyor. Sıkıyönetim komutanlarının listesi. Böyle bir listede atama ön görülüyor. Sıkıyönetim valiliği geçmiyor. Emekliye ayrıldıktan sonra bizi seven dostlar tarafından arandım. Bana neden böyle olduğunu, biz seni 'vali' olarak görmek istiyoruz diyenler olmuştu. İnsanlar sevdikleri kişilerin iyi yerlere gelmesini istemelerinden doğal bir şey yok. Hayırlısı deyip geçiştirmişimdir. Çevremdeki sevenlerim tarafından valiliğe yakıştırılmışımdır ancak iddianamede olduğu için 'vali' olarak döneceğimi söylemedim." yanıtını verdi.

Haksızlıklara karşı durduğunu, FETÖ'yle aynı kareye sokulmasının mümkün olmadığını öne süren Sazak, şunları söyledi:

"Kime sorulursa sorulsun FETÖ'yle bağlantılı olmadığımı söyleyeceklerdir. 17-25 Aralık sürecine kadar milli görüşçü olarak yazılıp çizildim. 17-25 Aralık'tan önce FETÖ'cü olduğunu, elini, eteğini öptüğünü söyleyen şahıslar beni cemaatçilikle suçladı. Bu kişiler hakkında en ufak bir adli soruşturma açılmadı. Ben ise bugün FETÖ'cü olarak karşınızdayım. Ne himmet adı altında ne başka bir ad altıda bu yapıya 1 lira vermiş değilim. 2015 Haziran seçimlerinde Ankara 2. Bölge'den AK Parti Ankara Milletvekili aday adayıydım. Seçim süresi içinde vatandaşlara hep 17-25 Aralık sürecini anlattım. Karalama kampanyasının kurbanı olduğumu düşünüyorum. FETÖ ile hiçbir şekilde bağlantım yoktur. Ben hukukun üstünlüğüne, demokrasiye ve insan haklarına saygılı olan bir insanım. Her kesimden samimi arkadaşlarım vardır."

Yaklaşık 7 saat savunma yapan Sazak, sağlığının cezaevi şartlarına uygun olmadığını belirterek, beraatini, aksi takdirde tahliyesini veya adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, yaklaşık 9 saat süren duruşmada 3 sanığı daha dinlemesinin ardından, sanık sayısı ve bu kişilerin tekrar cezaevine götürülecek olmasını dikkate alarak, duruşmayı yarına erteledi.

Zonguldak Cumhuriyet Savcılığı'nca tarafından hazırlanan ve 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen 51 sayfalık iddianamede, 22'si tutuklu 30 sanık hakkında, "silahlı terör örgütüne üye olma veya silahlı terör örgütü yönetme", "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs", "TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs", "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ile 7 yıl 6'şar aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası isteniyor.

İddianamede, ayrıca soruşturmalar kapsamında tutuklanan eski Zonguldak Emniyet Müdürü Metin Seyfi Sazak'ın, darbenin başarılı olması halinde il valisi olarak görev yapacağı iddiaları yer alınıyor.

banner919
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner823

banner822