banner801
banner807

"Ben ölseydim de o ölmesiydi"

- 12 Kasım Düzce Depremi'nde göçük altında kalarak bir ayağını ve oğlunu kaybeden Burhan Şen, hayata sıkıca bağlansa da oğlunun acısını aradan geçen 18 yıla rağmen unutamıyor - Burhan Şen: - "Masaya ellerimi koydum, kalkamadım. 5 katlı bina olduğu yere çöktü. Yan tarafımızda bulunan kahvede 39 kişi ölmüş" - "Oğlumu 17 yaşındayken kaybettim. Ben ölseydim de o ölmesiydi çünkü ben o zaman 46 yaşındaydım, yaşayacağımı yaşamıştım. Kalben, ben ölseydim de o yaşasaydı diyorum"

banner875

"Ben ölseydim de o ölmesiydi"

- 12 Kasım Düzce Depremi'nde göçük altında kalarak bir ayağını ve oğlunu kaybeden Burhan Şen, hayata sıkıca bağlansa da oğlunun acısını aradan geçen 18 yıla rağmen unutamıyor - Burhan Şen: - "Masaya ellerimi koydum, kalkamadım. 5 katlı bina olduğu yere çöktü. Yan tarafımızda bulunan kahvede 39 kişi ölmüş" - "Oğlumu 17 yaşındayken kaybettim. Ben ölseydim de o ölmesiydi çünkü ben o zaman 46 yaşındaydım, yaşayacağımı yaşamıştım. Kalben, ben ölseydim de o yaşasaydı diyorum"

11 Kasım 2017 Cumartesi 11:49

DÜZCE (AA) - TAYYİP HOŞBAŞ - Düzce Depremi'nde 5 katlı bir binanın altında bulunan iş yerinin yıkılması sonucu göçük altında kalan ve ayağını kaybeden Burhan Şen, enkaz altından cenazesi çıkartılan 17 yaşındaki oğlunun acısını yaşıyor.

Burhan Şen, AA muhabirine, 1999 yılının en soğuk gecesi olan 12 Kasım'da yaşadıklarını anlattı.

Depremi unutamadığını belirten Şen, "O akşam, iş yerinden çıktım, eve geliyordum. İş yerimi 17 yaşındaki Resul'e bıraktım. Ona 'Hava soğuk, sen de erken gel.' dedim. Yolda yürürken oğlum aradı 'Bir arkadaşın geldi.' dedi ve ben de iş yerimize geri döndüm. Kasap dükkanımız vardı. 5 katlı bir binanın altındaydı. Orada sohbet ederken bir arkadaşım 'Dep...' dedi, 'Rem' diyemedi, o kadar hızlı gelişti her şey." diye konuştu.

Kısa bir süre sonra iş yerinin içinde kendine geldiğini oğlu ve arkadaşına seslendiğini fakat ses alamadığını anlatan Şen, şöyle devam etti:

"Masaya ellerimi koydum, kalkamadım. 5 katlı bina olduğu yere çöktü. Yan tarafımızda bulunan kahvede 39 kişi ölmüş. Dışarıdan bana seslendiklerini duydum. Biriyle diyaloğa girdim, yardım istedim, 'Mümkün değil, yanıyor ortalık.' dedi. O akşam soğuk olduğu için bütün evlerde sobalar yanıyormuş, yıkılan evlerin tümü tutuşmuş. O ara ayağıma iğne battığını hissettim. Olay anında ayağım kopmuş, benim haberim yok. Kiriş ayağımın üzerine düşmüş, ayağım kopmuş. Her yer kan olmuştu. Elimle ayağımı kontrol ettim, dizime kadar gidiyorum ama gerisi yok."

- "Ankara'ya cenazemi almaya geldiler"

Deprem sonrası uzun bir mücadele verdiğini dile getiren Şen, orada bayıldığını ve gözünü Ankara'da açtığını söyledi.

Şen, 26 gün Ankara'da yoğun bakım ünitesinde kaldığını belirterek, "Yanımdaki hasta hayatını kaybetti fakat karışıklıktan benim öldüğümü söylediler. Yoğun bakımda yanımda kalan vefat etmiş, doktor morga göndermiş. Yan tarafta yatan tanıdıklarım benim öldüğümü düşünerek aileme haber göndermiş. Kaynaşlı'da kazanları kaynatmışlar, suyumu ısıtmışlar. Hatta Ankara'ya cenazemi almaya geldiler."

- "Oğlumu çok özlüyorum"

Burhan Şen, 12 Kasım 1999'dan sonra hayatının akışının değiştiğini ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Oğlumu 17 yaşındayken kaybettim. Ben ölseydim de o ölmesiydi çünkü ben o zaman 46 yaşındaydım, yaşayacağımı yaşamıştım. Kalben, ben ölseydim de o yaşasaydı diyorum ama burada yapacak bir şey yok, her şeyi Allah bilir. Ben orada ayağımı ve oğlumu kaybettim, sağ olarak çıktım, demek ki görecek günümüz varmış. Oğlumu çok özlüyorum."


Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner823

banner822