banner881
Bafra Özel Açı Okulları Kurucu Müdürü Recep Taşgın İle Röportaj

Bafra Ajans; Öncelikle sizi ve kurumunuzu tanıyabilir miyiz?     

 

Recep Taşgın; Biz, Bafra ve Samsun’da yirmi yıla yakın süreden beri eğitim faaliyetleri yürüten bir kurumuz. Tüm kurucuları öğretmen, yani işin mutfağında olan, bu yönüyle de pek çok özel okuldan farklılık gösteren güzide bir kuruluşuz. Bu süre içinde Bafra’da 10.000’in üzerinde ve Samsun’da ise 5.000’in üzerinde öğrenciyi Lise ve Üniversite sınavlarına hazırladık.

Türkiye’de dershanelerin kapatılması sürecinden sonra biz de 2015-2016 eğitim ve öğretim sezonunda yeni trende uygun olarak kurumumuzu okul olacak şekilde dönüştürdük. Aynı zamanda Samsun Atakent’te beş bin m2 alan üzerinde binamızda; anaokulundan başlayarak ilkokul ve ortaokul alanlarında eğitim ve öğretime başladık.

 

Bafra Ajans; Bafra’daki eğitim durumu nedir?

 

Recep Taşgın; Bafra’daki eğitim durumuna genel hatlarıyla baktığımızda Samsunun merkez ve ilçeleri arasında eğitime verilen önem bakımından pozitif olarak ayrıldığını görmekteyiz. Bafra ve çevresindeki köyler ile beraber toplam 24.548 öğrenci yer almakta. Bu açıdan baktığınız da her dört kişiden birinin öğrenci olduğu görmekteyiz. Benzer bir durum Samsun içinde geçerlidir. Şöyle ki; 600.000  kişinin yer aldığı şehirde de her dört kişiden biri öğrencidir. İster şehir merkezinde olsun ister köylerde yer alsın her veli çocuğunun okumasını istemekte ve bunun için aileler tüm imkânlarını seferber etmektedir.

Bunun için ön açıcı bir vizyon ve misyon oluşturulmalı eğitimle kazanılan değerlerden şehre geri dönüşler sağlanmalıdır. Unutulmamalıdır ki bir devlet eğitilmiş insanları kadar medeni, medeniyeti kadar adil, adaleti kadar üstün ve üstünlüğü kadar güçlü, gücü kadar özgürdür. Bu bilinçten hareket ederek özgür bir ülke ve şehir var etmek istiyorsak eğitime eğilinmeli ve eğitim işçilerine saygı gösterilmelidir.

Bafra’da her ne kadar zaman zaman eğitim ve eğitim işçileri hak ettiği değeri görmese de çoğu zaman eğitimin kıymeti noktasında belli bir bilinç oluşturulmuş olduğunu görmekteyiz. Bu da biz eğitimcileri mutlu etmektedir.

 

Bafra Ajans; Açı’nın başarılarından ve uygulamalarından bahseder misiniz?

 

Recep Taşgın; Daha öncede söylediğimiz gibi biz Bafra’da 15 yıl Samsunda ise 10 yıl dershanecilik yaptık. O dönemde 15.000 den fazla öğrenciyi hayata ve sınavlara hazırlarken birçok derecelere de imzalar attık. Mesela Türkiye’de ilk 100’e, 200’e,  500’e, 1.000’e, 5.000 ve 10.000’ e yüzlerce öğrenci sokmayı başaran bir geçmişimiz oldu. Dershanecilik döneminde bizi tercih eden her 100 öğrenciden 75’ini Liseli ya da Üniversiteli yapmayı başardık. Tabi ki bu hem bizim için hem de Bafra ve Samsun için gurur verici bir durumdur. Şu anda Türkiye’nin her yerinde yüzlerce doktor, mühendis, hukukçu, öğretmen, hemşire vb. alanlarda öğrencilerimiz çalışmakta, insanımıza ve devletimize mesai üretmektedir. 

Başarının gerçekleşmesinde, disiplinli çalışma, birebir takip, yoğun rehberlik faaliyeti, bol doküman, gece çalışmalarının etkisi de yadsınamayacak kadar önemlidir. Bizi rakiplerimizden farklı kılan bu özelliğimizle başarımızı gelecek yıllara da katlayarak sürdürme çabası içindeyiz.

 

Bafra Ajans; Hocam bildiğimiz kadarıyla Bafra ve çevre ilçelerde eğitimde çığır açacak yeni bir projeniz var. Bu projenin büyüklüğü, alanı, öğrenci kapasitesi ve ne zaman hayata geçeceği ile ilgili bilgi verir misiniz?

 

Recep Taşgın; Okulumuz Bafra Samsun arasında Osmanbeyli sapağında bulunan arazimiz de 12.000 m2 alan içinde taban alanı 2.900 m2 ve toplam kapalı alanı 10.000 m2 nin üzerinde olan yeni kampüs alanımızın da inşaatına başladık ve sürdürmekteyiz. Okul inşaatı şu an tüm hızıyla sürmekte olup 2017 yılının Mayıs sonu Haziran başı gibi taşınmayı planlanmaktayız. Allahın izniyle bittiğinde Orta Karadeniz bölümünün, özel teşebbüsün yaptığı, en büyük kampüsü olacaktır. Bildiğim kadarıyla toplam eğitim alanı büyüklüğü, bina büyüklüğü ve yatırım kalemi büyüklüğü ile Bafra’mıza bir seferde yapılmış en büyük yatırım olma özelliğini de bünyesinde toplayan bir yatırımdır. Bu yatırımı Türkiye ölçeğinde düşünecek olursa Bafra’mızın Yavuz Selim Köprüsü olarak nitelememiz mümkündür.

Okulumuz 1.000 öğrenci kapasiteli olup, bünyesinde birer adet Anaokulu, İlkokul, Ortaokul, Anadolu Lisesi ve Fen Lisesi yer almaktadır. Yine bunun dışında çeşitli sosyal alanlar; konferans salonları, sinema salonları, çok amaçlı salonlar, tiyatro ve drama salonları, aile eğitim salonları yer almakta olan okulda bunun yanında spor salonları; salon tenisi sahası, kort tenisi sahası, kapalı spor salonu, halı saha, basketbol ve voleybol sahaları, futbol salonu, masa tenisi salonları ile akıl oyunları alanları, satranç sahaları yer almaktadır. 

İnşallah 2017-2018 eğitim ve öğretim yılında hizmete başlayacak okulumuz da yemekhaneler, idari bölüler, kütüphaneler ile Bafra’ya güzel bir değer kazandırmış olacağız.

 

 

Bafra Ajans; Hocam, bu okul açıldığında Bafra ve çevresin de nasıl bir değişim olacağını öngörüyorsunuz, nasıl bir fark ortaya koymayı planlıyorsunuz?  

 

Recep Taşgın; Bu okul gerçekleştiğinde sadece Bafra’ya değil Alaçam, Yakakent, 19 Mayıs, Kolay ve hatta eğitim konseptimizin başarısı görüldükçe Samsuna da hitap edecektir. Okulumuzun doğal çevreyle iç içe bir okul olması noktasında, hem alanı hem de yeri itibarıyla çok özel bir yapısı vardır. Bunun da şehirlerin eğitim üzerindeki kısıtlayıcı etkisini minimize etmesi bakımından önemli olduğu inancındayız. 

Biz okulu planlarken eğitim ve öğretim alanında yeni bir inovasyon oluşturmayı amaçladık. Şöyle ki; Türkiye’de eğitim yıllarca sadece belli bilgileri öğrencilere ezberletmek ve yalnızca ölçme ve değerlendirmeden ibaret bir olguymuş gibi algılanmış ve daha çok eğitime değil de öğretime odaklanılmıştır. Çocuk daha ilkokuldan itibaren ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulmuş ve aynı yetişme ortamında büyümemiş öğrenciler üst kültür sorularına tabi tutularak hangisinin daha başarılı olduğu noktasında bir sıralama yapılmıştır. Veliler de bu sıralamadan hareketle çocuklarının durumundan ya mutlu ya da mutsuz olmuşlardır. Buna bağlı olarak sistem insan sevgisi olmayan doktorlar, mühendisler, öğretmenler, avukat, hâkim ve savcılar ile diğer meslek alanlarında insanlar yetiştirmiş. Bu insanlar iş hayatına atıldıklarında asıl olan insanı öncelemek yerine parayı ve metayı öncelemişler ve ne kendileri yaptıkları işten mutluluk duymuş ne de diğer insanlara faydalı olmuşlardır.

İşte yeni okulumuz da insan merkezli bir eğitim anlayışı uygulamayı ve yatırımın sadece beton ve duvardan ibaret bir binadan çok, insanı; saygı, sevgi, ve ahlak tuğlaları ile şekillendirecek bir eğitim kurumu oluşturmayı amaçlıyoruz. Bunun için yılların eğitim tecrübesiyle oluşan profesyonelliği, ilk günkü amatör duygularımızla harmanlayıp kalıpların dışına çıkabilen, öğrenilmiş acziyete sahip olmayan, yeni fikirlere ve ufuklara açılma arzu ve isteğini içselleştirmiş yeni nesiller için çalışıyoruz. 

Şunu da söylemek istiyorum ki; bir toplumu şekillendirmek ve değiştirmek ancak eğitimle gerçekleşen bir olgudur. Selçuklu Devletinin büyümesinde vezir Nizam-ül Mülk’ün kurduğu Nizamiye Medreselerinin etkisi yadsınamaz. Osmanlı devletini cihan imparatorluğu yapan ise; Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethettikten sonra şehri bir ilim merkezi haline dönüştürmesi ve bu amaçla Sahn-ı Seman Medreselerini kurmasıdır. Bu üniversitelerde ders veren hocaları bugünkü karşılıklarıyla, dr., doç. ve prof. Olarak sınıflandırması eğitici ve öğreticilerin uzmanlaşma aşamalarında öğrenmeye devam etmelerini sağlamasıdır.

İşte bu bilinçle öğrencilerimizi dedeleriyle buluşturmayı ve kökleri mazide gövdesi atide nesiller yetiştirmeyi amaçlıyoruz.

 

Bafra Ajans; Hocam, bu okul açıldığında Bafra ve çevresin de nasıl bir ekonomik değişim olacağını öngörüyorsunuz? 

 

Recep Taşgın; Okulumuzun ekonomiye katkısı iki bölümde incelenebilir. Bunlardan birincisi görünen etkisi olacaktır ki; Okulumuzda çeşitli branşlardan yüzün üzerinde öğretmen görev alacaktır. Bunun dışında diğer alanlarda çalışacak arkadaşlar ile toplamda 150 kişiye iş imkânı sunacaktır. Bir ailenin ortalama beş kişiden oluştuğunu düşünürsek 750 kişinin geçim kaynağı olacak bir kurum meydana gelecektir. Yine servisler ve diğer hizmetlerde çalışacaklarla okulun katma değer etkisi şehirde hissedilecek düzeye çıkacaktır. 

İkinci katkısı ise görülmeyen etkisi olacaktır. Bu da yetiştirilen öğrencilerin aldıkları eğitimden sonra okuyacakları üniversiteler sayesinde gerek kamu gerek ise özel sektörde aranan insanlar olmalarıyla oluşacak ekonomik katkıdır.

Her iki durumda da okulun çevresel ekonomiye etkisi önümüzdeki 5-10 yıl içinde hissedilebilir hale gelecektir.

 

Bafra Ajans; Hocam, şunu da sorsaydınız dediğiniz bir şey var mı? 

Recep Taşgın; Ben şahsen; “hocam, neden eğitime yatırım yapıyorsunuz, bu yatırımı başka alanlara yapsaydınız daha çok kazanabilirdiniz” türü bir soru beklerdim. Cevabım da şu olurdu; Bir aslan doğar doğmaz yürümeyi öğreniyor. Bir balık dünyaya geldiğinde kendi kendine yüzebiliyor. Bir  bitki de herhangi bir desteğe ihtiyaç duymadan filizleniyor ve büyüyor. İnsan ise doğduktan yıllar sonra bile kendi kendine yeterli olamıyor. Başta ailesi olmak üzere diğer insanların desteğine ihtiyaç duyuyor. Bu destek olmadan hayatta kalması bile mümkün olmuyor. Niye? Neden diğer canlılar gibi hemen hayata katılmıyoruz? Çünkü insan özeldir bu da insanı diğer canlılardan ayıran en temel özelliktir.

Şöyle bir düşünün insanlığın geçmişten günümüze bıraktığı eserleri kimler vermiştir, insanlık tarihinde kalıcı izler bırakan kişiler kimlerdir. Bu gün Osmanlı imparatorluğunun kurucusu Osman bey’i Şeyh Edibalisiz, Çağlar açıp kapatan Fatih Sultan Mehmet’i Molla Güranisiz, Ak Şemsettinsiz düşünemezsiniz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner878

banner877